6100 sayılı HMK m. 69/1 'Hüküm, ancak davanın tarafları hakkında verilebilir' hükmüne amirdir. Bu kural ışığında, bir mahkemenin kararında fer'i müdahil aleyhine veya lehine doğrudan bir hüküm kurması (örneğin, yargılama gideri veya vekalet ücretine mahkum etmesi) usulen doğru mudur? Yargıtay 14. Hukuk Dairesi'nin 2016/10869 E., 2017/2166 K. sayılı kararını değerlendiriniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #88534

Hayır, usulen doğru değildir. HMK m. 69/1 amir hükmü uyarınca, hüküm sadece davanın asıl tarafları (davacı ve davalı) hakkında kurulabilir. Fer'i müdahil, davanın tarafı olmadığından, onun lehine veya aleyhine doğrudan bir hak veya yükümlülük doğuracak şekilde hüküm kurulamaz. Bu kural, yargılama giderleri ve vekalet ücreti için de geçerlidir. Fer'i müdahil, yanında katıldığı taraf davayı kaybederse, HMK m. 328 uyarınca sadece yanında katıldığı taraf ile birlikte yargılama giderlerinden müteselsilen sorumlu olur, ancak bu sorumluluk hüküm fıkrasında doğrudan müdahil aleyhine bir mahkumiyet şeklinde yer almaz. Yargıtay 14. Hukuk Dairesi'nin anılan kararında da mahkemenin, 'feri müdahil davalıymış gibi hakkında karar vermesi' ve onu doğrudan müdahaleye meni ile yargılama giderlerine mahkum etmesi HMK m. 69'a aykırı bulunarak bozma sebebi yapılmıştır. Doğru olan, hükmün sadece asıl taraflar hakkında kurulmasıdır. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/hmk-madde-66-feri-mudahale.html)