Danıştay, temyiz incelemesi sırasında bir kararı 'gerekçesini değiştirerek onama' yetkisine sahiptir (İYUK m. 49/1-a). Bu yetkinin, Danıştay'ın hukuki denetim yapma görevi ile 'yerindelik denetimi yasağı' arasındaki ince çizgide nasıl bir konumu vardır? Bu yetki hangi durumlarda kullanılır?
Danıştay'ın 'gerekçesini değiştirerek onama' yetkisi, hukuki denetim görevinin bir parçasıdır ve yerindelik denetimi yasağını ihlal etmez. Bu yetki, ilk derece veya BİM kararının sonucunun (örneğin davanın reddi veya kabulü) hukuka uygun olduğu, ancak bu sonuca ulaşılırken kullanılan hukuki gerekçenin yanlış veya eksik olduğu durumlarda kullanılır. Örneğin, mahkeme bir işlemi 'yetki' unsuru yönünden hukuka aykırı bularak iptal etmiş olabilir. Danıştay, işlemin yetki yönünden değil de 'sebep' unsuru yönünden hukuka aykırı olduğu kanaatine varırsa, kararın iptal sonucunu doğru bulur ancak gerekçesini 'işlemin sebep unsuru yönünden hukuka aykırı olduğu' şeklinde değiştirerek onar. Burada Danıştay, idarenin yerine geçerek yeni bir işlem tesis etmemekte, sadece mahkemenin hukuki nitelemesindeki hatayı düzeltmektedir. Bu durum, yargısal denetimin etkinliğini ve usul ekonomisini sağlar, dosyanın sırf gerekçe hatası nedeniyle alt mahkemeye geri gönderilmesini önler. Dolayısıyla bu, bir yerindelik denetimi değil, hukuki denetimin derinleştirilmiş bir şeklidir. (Kaynak: kadimhukuk.com.tr/makale/idari-yargida-temyiz-kanun-yolu/)