CMK m. 135/3 uyarınca 'şüpheli veya sanığın tanıklıktan çekinebilecek kişilerle arasındaki iletişimi kayda alınamaz' hükmü, suça iştirak şüphesi altında bulunan akrabalar için de geçerli midir? Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun bu konudaki yaklaşımını açıklayınız.
Hayır, bu yasak suça iştirak şüphesi altında bulunan akrabalar için geçerli değildir. CMK m. 135/3'teki yasak, şüpheli/sanık ile suçla ilgisi olmayan ve sadece CMK m. 45'teki tanıklıktan çekinme hakkına sahip (eş, altsoy, üstsoy vb.) kişiler arasındaki masum iletişimleri korumayı amaçlar. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 19.02.2013 tarihli ve 2011/5.MD-137 E., 2013/58 K. sayılı kararında da belirtildiği gibi, eğer tanıklıktan çekinme hakkına sahip olan akrabanın kendisi de aynı suça iştirak ettiğine dair başka delillere dayanan kuvvetli bir şüphe varsa, bu kişi artık sadece 'tanıklıktan çekinebilecek kişi' sıfatıyla değil, aynı zamanda bir 'şüpheli' olarak kabul edilir. Bu durumda, iki şüphelinin birbiriyle yaptığı iletişim, suçun aydınlatılması amacıyla dinlenebilir ve kayda alınabilir. Çünkü bu durumda dinlenen, iki masum akrabanın özel konuşması değil, iki şüphelinin suça ilişkin iletişimidir. Kişi, suça katıldığı andan itibaren CMK m. 135/3'ün sağladığı korumadan yararlanamaz. (Kaynak: kadimhukuk.com.tr/makale/iletisimin-tespiti-dinlenmesi-kayda-alinmasi/)