Mala zarar verme suçunun (TCK m. 151) manevi unsuru nedir? Bu suçun taksirle işlenmesi mümkün müdür? Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2017/26 sayılı kararında, çobanın sürüsünün fidanlara zarar vermesi olayında suçun unsurlarının neden oluşmadığı kabul edilmiştir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #88449

Mala zarar verme suçunun manevi unsuru 'genel kast'tır. Failin, zarar verdiği malın başkasına ait olduğunu bilmesi ve TCK m. 151'de sayılan yıkma, bozma, kirletme gibi seçimlik hareketlerden birini bilerek ve isteyerek gerçekleştirmesi suçun oluşumu için yeterlidir; özel bir saik veya amaç aranmaz. Bu suçun taksirli hali TCK'da düzenlenmediği için taksirle işlenmesi mümkün değildir. Failin eylemi taksirli ise, ceza sorumluluğu doğmaz. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2017/26 sayılı kararında, çobanın sürüsünün fidanlara zarar vermesi olayında suçun unsurları oluşmamıştır. Çünkü; a) Fidanların etrafında bir koruma tedbiri (çit vb.) yoktur. b) Fidanlar otlar arasında sanık tarafından fark edilemeyebilecek boyuttadır. c) Sanığın olay sırasında uyuduğu tanık beyanlarıyla sabittir. Bu nedenlerle CGK, sanığın eyleminin kasten veya olası kastla değil, 'gözetimi altındaki hayvanlar üzerindeki dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı hareket etme' şeklinde, yani 'taksirli' bir davranış sonucu gerçekleştiğine karar vermiştir. Taksirle mala zarar verme suç olarak düzenlenmediğinden, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/tck-madde-151-mala-zarar-verme-sucu.html)