Zimmet suçunun (TCK 247) 'özgü suç' niteliği taşıması, suça iştirak bakımından ne gibi sonuçlar doğurur? Kamu görevlisi olmayan bir kişinin bu suça 'azmettiren' veya 'yardım eden' olarak katılması durumunda hukuki sorumluluğu nasıl şekillenir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #88409

Zimmet suçu, TCK m. 247'de failin 'kamu görevlisi' olmasının şart koşulması nedeniyle bir özgü suçtur. Bu, suçun ancak belirli bir sıfata (kamu görevlisi olma) sahip kişiler tarafından işlenebileceği anlamına gelir. Bu özgü suç niteliği, iştirak rejiminde önemli sonuçlar doğurur. Kamu görevlisi olmayan bir kişi, zimmet suçunun doğrudan faili olamaz. Ancak TCK m. 40/2 uyarınca, 'Özgü suçlarda, ancak özel faillik niteliğini taşıyan kişi fail olabilir. Bu suçların işlenişine iştirak eden diğer kişiler ise azmettiren veya yardım eden olarak sorumlu tutulur.' Bu hüküm gereğince, kamu görevlisi olmayan bir kişi zimmet suçuna azmettiren veya yardım eden olarak iştirak edebilir. Sorumluluğun doğması için, iştirak eden kişinin, suçun failinin kamu görevlisi olduğunu ve suç konusu malın bu görev nedeniyle faile tevdi edildiğini bilmesi, yani suçun unsurlarına ilişkin kasta sahip olması gerekir. Eğer bu unsurları bilmiyorsa, TCK m. 30'daki hata hükümlerinden yararlanabilir ve örneğin güveni kötüye kullanma suçuna iştirakten sorumlu tutulabilir. (Kaynak: kadimhukuk.com.tr/makale/zimmet-sucu-cezasi-tck-247-madde/)