TCK m. 152/1-g'de mala zarar verme suçunun 'ibadethanelere' karşı işlenmesi nitelikli hal olarak düzenlenmiştir. Bu fıkranın uygulanabilmesi için, zarar verilen yerin Diyanet İşleri Başkanlığı'na bağlı bir cami olması şart mıdır?
Hayır, şart değildir. TCK m. 152/1-g'deki 'ibadethane' kavramı, laiklik ilkesi gereği, belirli bir dine veya mezhebe özgülenmemiştir. Yargıtay içtihatlarında da bu kavram, insanların toplu veya bireysel olarak ibadetlerini yerine getirdikleri, bu amaca tahsis edilmiş her türlü mekanı (cami, kilise, sinagog, cemevi vb.) kapsayacak şekilde geniş yorumlanmaktadır. Önemli olan, yerin fiilen ve alenen bir ibadet yeri olarak kullanılıyor ve bu şekilde biliniyor olmasıdır. Dolayısıyla, zarar verilen yerin Diyanet'e bağlı bir cami olması gerekmez; bir kilisenin vitraylarına veya bir sinagogun duvarlarına zarar vermek de aynı nitelikli hal kapsamında değerlendirilir.