Uyuşturucu kullanma suçundan (TCK m. 191) hakkında KDAE kararı verilen bir şüphelinin, denetim süresi içinde denetimli serbestlik müdürlüğü tarafından yapılan tebligatlar MERNİS adresine yapılmasına rağmen, şüpheli o adreste bulunmadığı için tebliğ edilememiştir. Bu tebligatlar usulüne uygun sayılır mı ve buna dayanılarak ihlal kararı verilebilir mi?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #88400

Bu durum, tebligatın usulüne uygun olup olmadığına bağlıdır. 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre, kendisine tebligat yapılacak kişi MERNİS adresinde bulunmuyorsa, tebligat memuru, tebliğ evrakını o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırır. Bu şekilde yapılan tebligat, geçerli bir tebligattır. Metindeki Yargıtay 8. CD, 2024/14390 E. sayılı kararda, MERNİS adresine yapılan tebligatın usulsüz olduğu ve bu nedenle KDAE kararının kesinleşmediği belirtilmiştir. Buradaki 'usulsüzlük', muhtemelen Tebligat Kanunu m. 21/2'deki prosedüre uyulmamasından kaynaklanmaktadır. Eğer tebligat bu prosedüre uygun yapılmışsa geçerlidir ve şüphelinin çağrılara uymaması ihlal nedeni sayılabilir. Ancak, sadece adrese gidilip 'bulunamadı' şerhiyle dönülmesi, usulüne uygun bir tebligat değildir ve buna dayanılarak ihlal kararı verilemez.