Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan (TCK m. 191) hakkında KDAE kararı verildikten sonra, erteleme süresi içinde şüphelinin yurtdışına çıkması ve denetimli serbestlik müdürlüğünün tebligatlarının yapılamaması durumunda, bu durum 'yükümlülüklere uymamakta ısrar' olarak kabul edilip kamu davası açılabilir mi?
Bu durumun 'ısrar' olarak kabul edilebilmesi için, tebligatların usulüne uygun yapılmış olması ve şüphelinin buna rağmen bilinçli olarak yükümlülükten kaçındığının anlaşılması gerekir. Eğer şüpheli, yurtdışına çıkacağını veya adresini değiştireceğini denetimli serbestlik müdürlüğüne bildirmişse ve yurtdışında tebligat yapma imkanı yoksa, bu durum genellikle failin kusuruna dayalı bir ihlal olarak görülmez. Ancak, şüpheli hiçbir bildirimde bulunmadan ortadan kaybolmuşsa ve tebligatlar MERNİS adresine veya bilinen son adresine usulüne uygun olarak yapılmasına rağmen sonuçsuz kalıyorsa, Yargıtay bu durumu 'ihlal iradesi' olarak yorumlayabilir ve 'ısrar' koşulunun oluştuğunu kabul edebilir. Önemli olan, failin yükümlülükten kaçma kastının olup olmadığının somut olayın özelliklerine göre değerlendirilmesidir.