İYUK m. 49/2'de sayılan ve Danıştay'ın bir kararı bozma nedenlerinden olan 'hukuka aykırı karar verilmesi' ile 'usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması' arasındaki temel fark nedir?
İkisi arasındaki temel fark, hatanın niteliğiyle ilgilidir. 'Hukuka aykırı karar verilmesi' (maddi hukuka aykırılık), mahkemenin uyuşmazlığın esasına ilişkin hukuk kurallarını (örneğin, İmar Kanunu, Memur Kanunu, Borçlar Kanunu) yanlış yorumlaması veya yanlış uygulaması anlamına gelir. Bu, kararın içeriğine, esasına ilişkin bir hatadır. 'Usul hükümlerinin uygulanmasında hata veya eksiklik' ise, davanın esasına ilişkin olmayıp, yargılamanın yürütülüş şekline ilişkin kuralların (İYUK, HMK) ihlal edilmesidir. Örneğin, taraflara tebligat yapılmaması, savunma hakkı verilmemesi, yetkisiz bir mahkemenin davaya bakması gibi. Ancak, her usul hatası bozma nedeni değildir. Hatanın, 'kararı etkileyebilecek nitelikte' olması, yani o hata yapılmasaydı kararın farklı bir şekilde sonuçlanma ihtimalinin bulunması gerekir.