Zimmet suçunda, TCK m. 248 uyarınca etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabilmesi için zararın giderilmesi yeterlidir. Ancak, failin aynı zamanda suç delillerini yok etmeye çalışması, etkin pişmanlık indiriminden yararlanmasına engel olur mu?
Hayır, engel olmaz. TCK m. 248'de düzenlenen etkin pişmanlık, sadece 'maddi bir koşula' yani zimmete geçirilen malın iadesi veya zararın tamamen tazmin edilmesine bağlanmıştır. Kanun, failin pişmanlığının samimi olup olmadığını veya başka olumsuz davranışlarda bulunup bulunmadığını bir şart olarak aramamıştır. Dolayısıyla fail, zararı kanunda belirtilen aşamalardan birinde (soruşturma öncesi, kovuşturma öncesi vb.) tamamen giderdiği takdirde, etkin pişmanlık indiriminden yararlanma hakkı kazanır. Failin aynı zamanda delilleri karartmaya çalışması gibi eylemleri, etkin pişmanlığın uygulanmasına doğrudan engel teşkil etmez. Ancak bu tür davranışlar, mahkemenin TCK m. 62'deki 'takdiri indirim' nedenlerini uygulayıp uygulamamasında veya cezanın alt sınırdan uzaklaştırılarak belirlenmesinde, failin aleyhine bir takdir unsuru olarak değerlendirilebilir.