Bir hukuk davasında mahkeme, HMK m. 169 uyarınca taraflardan birinin isticvabına karar vermiştir. İsticvab edilecek taraf, yasal temsilcisi (vekili/avukatı) aracılığıyla mı beyanda bulunur, yoksa bizzat kendisi mi dinlenir?
İsticvap, bizzat tarafın dinlenmesini gerektiren bir usul işlemidir. HMK m. 171/1'in ilk cümlesi 'İsticvap, bizzat tarafa yapılır' diyerek bu kuralı net bir şekilde koymuştur. Metindeki Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin kararında da 'İsticvap, bizzat taraf davet edilmek suretiyle yapılır' denilmektedir. Bunun nedeni, isticvabın amacının, tarafın olaylar hakkındaki kişisel bilgisini ve görgüsünü doğrudan mahkeme önünde açıklaması ve mahkemenin de tarafın beyanlarını, hal ve tavırlarını bizzat gözlemleyerek bir kanaate varmasıdır. Avukatın beyanları, 'taraf beyanı' değil, 'vekil beyanı'dır ve isticvaptaki gibi 'ikrar' niteliği taşımaz. Bu nedenle, isticvap davetiyesi doğrudan tarafın kendisine tebliğ edilir ve duruşmaya bizzat katılması beklenir.