Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yargılanan bir sanık hakkında, soruşturma aşamasında KDAE kararı verilmesi gerekirken, savcının bu usulü atlayarak doğrudan iddianame düzenlemesi ve mahkemenin de bu iddianameyi kabul ederek yargılamaya başlaması durumunda, mahkemenin vermesi gereken karar ne olmalıdır? Yargıtay'ın bu konudaki yaklaşımı nasıldır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #88252

Bu durumda mahkemenin, yargılamaya devam edip bir mahkumiyet veya beraat kararı vermesi hukuka aykırıdır. TCK m. 191/2 uyarınca, bu suçtan dolayı KDAE kararı verilmesi, savcı için bir takdir hakkı değil, 'zorunluluktur'. Bu, bir 'kovuşturma şartı'dır. Metindeki Yargıtay 10. Ceza Dairesi'nin 2020/11040 E. sayılı kararında da belirtildiği gibi, mahkeme, kovuşturma şartının gerçekleşmediğini tespit ettiğinde, CMK m. 223/8 uyarınca 'kovuşturma şartının gerçekleşmesini beklemek üzere, kamu davasının durmasına' karar vermelidir. Mahkeme, bu durma kararıyla birlikte, şüpheli hakkında TCK m. 191'e göre KDAE ve denetimli serbestlik prosedürünü işletmesi için dosyayı Cumhuriyet Başsavcılığı'na geri göndermelidir. Yargılamanın esasına girerek hüküm kurması, mutlak bir bozma nedenidir.