AYM ve AİHM'nin 'kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı' ihlallerine ilişkin bilançosu karşılaştırıldığında, AYM'nin tespit ettiği ihlal oranının (%1) AİHM'e göre (%13,34) çok daha düşük olmasının metinde belirtilen temel nedenleri nelerdir?
Metinde bu farkın iki temel nedeni üzerinde durulmaktadır: 1) İncelemenin Kapsamı ve Derinliği: AYM'nin, tutuklamanın hukukiliği konusunda AİHM'e göre daha 'çekingen' davrandığı ve daha 'sınırlı' bir denetim yaptığı belirtilmektedir. AYM denetiminin 'çoğunlukla tutuklama kararlarının dayanaksız olup olmadığı ve keyfilik içerip içermediği ile sınırlı' kaldığı, AİHM'in ise 'makul suç şüphesinin bulunup bulunmadığını daha titiz incelediği' ifade edilmektedir. Bu, AYM'nin delil değerlendirmesine girme konusunda daha mesafeli durarak, 'yetki aşımı' eleştirilerinden kaçınma eğiliminde olduğunu göstermektedir. 2) İhlallerin Niteliği: AYM'nin verdiği az sayıdaki ihlal kararının çoğunluğunun, tutuklamanın en baştaki hukuka aykırılığından ziyade, 'tutuklulukta makul sürenin aşılması ve buna ilişkin yeterli gerekçelerin sunulmaması' gibi, tutukluluğun devamına ilişkin sorunlardan kaynaklandığı belirtilmektedir. Bu da AYM'nin, tutuklamanın başlangıcındaki 'kuvvetli şüphe' unsurunu denetlemekten ziyade, yargılamanın uzamasıyla ortaya çıkan ihlallere odaklandığını düşündürmektedir.