TCK m. 192/1'de düzenlenen ve uyuşturucu ticareti suçlarında tam cezasızlık sağlayan etkin pişmanlık halinin uygulanabilmesi için, verilen bilginin 'suç ortaklarının yakalanmasını veya uyuşturucu maddenin ele geçirilmesini sağlaması' şartı nasıl yorumlanmalıdır? Sadece isim vermek yeterli midir?
Hayır, sadece isim vermek yeterli değildir. TCK m. 192/1'deki 'sağlaması' ifadesi, bir 'netice şartı' öngörmektedir. Yani, pişmanlık gösteren failin verdiği bilginin, somut bir sonuca yol açması gerekir. Bu sonuç, ya diğer suç ortaklarından en az birinin yakalanması ya da suç konusu uyuşturucu maddenin (veya önemli bir kısmının) ele geçirilmesidir. Failin verdiği bilgi (örneğin, 'malı X kişisinden aldım') doğru olsa bile, bu bilgiye rağmen polis veya jandarma X kişisini yakalayamazsa veya uyuşturucu maddeyi bulamazsa, netice şartı gerçekleşmemiş sayılır ve fail bu fıkradaki tam cezasızlıktan yararlanamaz. Bu durumda fail, ancak TCK m. 192/3'teki, indirimli ceza öngören ve 'hizmet ve yardım eden' ifadesini kullanan daha esnek pişmanlık hükmünden yararlanabilir. 'Sağlamak' ile 'kolaylaştırmak' (m.192/2'deki ifade) veya 'yardım etmek' (m.192/3'teki ifade) arasındaki bu fark, kanunun neticeye atfettiği önemi göstermektedir.