Bir şüpheli hakkında hem 'hırsızlık' (TCK m. 142/1-b) hem de 'mala zarar verme' (TCK m. 151) suçlarından iddianame düzenlenmiştir. Sanık, hırsızlık amacıyla girdiği evin kapı kilidini kırmıştır. Mahkemenin bu durumda 'içtima' kuralları açısından nasıl bir karar vermesi gerekir?
Bu durumda mahkemenin, TCK m. 42'deki 'bileşik suç' kuralını uygulaması gerekir. Kapı kilidini kırmak, hırsızlık suçunun daha ağır cezayı gerektiren nitelikli hali olan 'bina veya eklentileri içinde muhafaza altına alınmış olan eşya hakkında' hırsızlık (TCK m. 142/2-h, eski 142/1-b) suçunun işlenmesi için bir araçtır. Yani mala zarar verme fiili, hırsızlık suçunun bir unsuruna dönüşmüştür. Metindeki hırsızlık-mala zarar verme ilişkisine dair Yargıtay kararlarının mantığı burada da geçerlidir. Mala zarar verme eylemi, hırsızlık suçunun içinde eridiği için, sanık ayrıca TCK m. 151'den cezalandırılamaz. Mahkeme, sanığı sadece nitelikli hırsızlık suçundan (TCK m. 142/2-h) mahkum etmeli, mala zarar verme suçundan ise 'suçun unsurları oluşmadığından' veya 'bileşik suç nedeniyle ceza verilmesine yer olmadığına' şeklinde bir karar vermelidir.