Anayasa Mahkemesi, bireysel başvuru incelemesinde, derece mahkemelerinin 'içtihat tutarsızlığı' iddialarını hangi hak kapsamında ve hangi kriterlere göre inceler?
AYM, içtihat tutarsızlığı iddialarını, Anayasa'nın 36. maddesindeki 'adil yargılanma hakkı' kapsamında, özellikle 'hukuki belirlilik' ve 'hukuk güvenliği' ilkeleri açısından inceler. Metinde, 'son dönem gelen şikayetler arasında içtihat tutarsızlığına... ilişkin olanların sayısında artış görülmektedir' denilerek konunun güncelliğine işaret edilmiştir. AYM'nin bir ihlal kararı verebilmesi için her türlü içtihat farklılığı yeterli değildir. Şu kriterlerin bir arada bulunması gerekir: 1) Aynı konuda, benzer hukuki ve maddi durumlarda, aynı yüksek mahkemenin (örneğin Yargıtay'ın farklı dairelerinin veya aynı dairenin) yerleşik ve birbiriyle çelişen kararları olmalıdır. 2) Bu çelişkinin, derin ve sürekli bir nitelik taşıması ve giderilmesi için Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu gibi mekanizmaların işletilmemiş olması gerekir. 3) Başvuruya konu kararın, bu çelişkili içtihatlardan hangisine dayandığı konusunda makul bir gerekçe sunulmamış olması gerekir. Bu şartlar altında AYM, mahkeme kararlarının öngörülemez hale geldiği ve bu durumun hukuk güvenliğini zedelediği gerekçesiyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine karar verebilir.