Aynı fiil nedeniyle bir kişi hakkında hem terör örgütüne yardım (TCK m. 220/7) hem de Anayasal düzeni değiştirmeye teşebbüs (TCK m. 309) suçlarından ayrı ayrı soruşturma yürütülerek 'ikiz tutuklama' yapılması, 'suçların içtimaı' kuralları, özellikle 'fikri içtima' (TCK m. 44) açısından nasıl bir sorun teşkil eder?
Bu durum, 'fikri içtima' kurallarının ihlali potansiyelini taşır. TCK m. 44'e göre, 'işlediği bir fiil ile birden fazla farklı suçun oluşmasına sebebiyet veren kişi, bunlardan en ağır cezayı gerektiren suçtan dolayı cezalandırılır'. Atilla Taş örneğinde olduğu gibi, kişinin gazete yazıları ve sosyal medya paylaşımları tek bir 'fiil' olarak kabul edildiğinde, bu fiilin hem örgüte yardım hem de darbe teşebbüsü suçlarını oluşturduğu iddia ediliyorsa, fikri içtima gereği sanığın sadece daha ağır olan suçtan (darbe teşebbüsü) yargılanması ve tutuklanması gerekirdi. Aynı fiil için iki ayrı soruşturma yürütüp, birinden tahliye olunca diğerinden tutuklamak, bir fiilin iki kez cezalandırılması (veya tedbire konu edilmesi) anlamına gelir ki bu 'ne bis in idem' ilkesine aykırıdır. İkiz tutuklama, maddi ceza hukukundaki içtima kurallarını, muhakeme hukukundaki koruma tedbirleri alanında dolanmak suretiyle işlevsiz kılma riski taşır ve bu yönüyle de hukuka aykırıdır.