Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre, bir sanık hakkında TCK m. 191 kapsamında KDAE kararı verilmeden önce işlenmiş birden fazla uyuşturucu kullanma eylemi varsa, bu eylemler zincirleme suç (TCK m. 43) mu, yoksa tek suç mu kabul edilir?
Yargıtay'ın bu konudaki yerleşik içtihadına göre, bu eylemler 'tek suç' kabul edilir. Metindeki Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin 2024/12566 E. sayılı karar özetinde bu içtihat şöyle ifade edilmiştir: 'Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre, KDAE kararının kesinleşmesi tarihine kadar aynı şüpheli/sanık tarafından kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçundan işlenen tüm eylemler tek suç olarak kabul edilmekte ve 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesi kapsamında temel cezanın belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olarak kabul edilmektedir.' Bu yaklaşımın temel nedeni, TCK m. 191'in felsefesinin, kullanıcıyı tedaviye ve denetime yönlendirmek olmasıdır. Henüz hakkında bir KDAE kararı verilip denetim süreci başlamamış olan kişinin, bu süreçteki eylemleri, tek bir 'kullanıcılık durumu'nun devamı olarak görülür. Bu nedenle zincirleme suç hükümleri uygulanmaz; eylemler tek bir TCK m. 191 suçu olarak kabul edilir ve birden fazla eylemin varlığı, temel cezanın alt sınırdan uzaklaştırılarak belirlenmesinde bir takdir nedeni olarak kullanılır.