Bir banka müşterisinin maaş hesabına, kredi borcu nedeniyle bloke konulması durumunda, bu işlemin hukuka uygunluğu İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) hangi maddesi çerçevesinde tartışılmalıdır? Bankanın sözleşmesel takas hakkı, bu kanun hükmü karşısında üstün müdür?
Bu işlemin hukuka uygunluğu, İİK m. 83 ve devamı maddeleri çerçevesinde tartışılmalıdır. İİK m. 83'e göre, borçlunun maaş veya ücretinin 'ancak dörtte biri' haczedilebilir. Bu, borçlunun ve ailesinin geçimini sağlamak için getirilmiş, kamu düzenine ilişkin emredici bir hükümdür. Bankanın, müşterisiyle imzaladığı genel kredi sözleşmesindeki takas, mahsup veya bloke yetkisi veren hükümler, özel bir sözleşme hükmüdür. Hukukun genel prensibi gereği, özel sözleşme hükümleri, kamu düzenine ilişkin emredici kanun hükümlerine aykırı olamaz. Metindeki Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2017/13-1980 E. sayılı kararında bu durum netleştirilmiştir: 'İİK’nın 83/a maddesi gereğince haczedilemezlikten önceden feragat geçersiz olup... kredinin alınması sırasında takas ve mahsup yönünde verilen muvafakat da geçerli sayılmaz.' Dolayısıyla, bankanın sözleşmesel hakkı, İİK'nın emredici hükmü karşısında üstün değildir ve maaş hesabının tamamına veya dörtte birini aşan kısmına bloke koyması hukuka aykırıdır.