Anayasa Mahkemesi'ne yapılan bireysel başvurularda, adil yargılanma hakkı ihlali iddialarının toplam ihlaller içindeki oranının (%76,8) çok yüksek olması, 'Adil/Dürüst Yargılanma Hakkı İhlallerine İlişkin Bilanço' metnine göre nasıl bir anlama gelmektedir?
Metinde AYM Başkanı'nın konuşmasına atıfla bu yüksek oran, 'bize adil yargılanma hakkı konusunda önemli bir meselemiz olduğunu söylüyor' şeklinde yorumlanmıştır. Bu, Türkiye'deki yargı sisteminin işleyişinde, Anayasa'nın 36. maddesi ve AİHS'nin 6. maddesinde güvence altına alınan temel yargısal güvencelerle ilgili yapısal ve yaygın sorunlar olduğuna işaret etmektedir. İhlallerin büyük kısmının 'makul sürede yargılanma hakkı'ndan kaynaklanması, yargının yavaş işlediğini; bunu takip eden 'silahların eşitliği/çelişmeli yargılama' ve 'gerekçeli karar hakkı' ihlallerinin ise yargılama pratiğinde ve mahkeme kararlarının kalitesinde ciddi eksiklikler olduğunu göstermektedir. Bu istatistik, bireysel başvurunun sadece münferit hataları değil, aynı zamanda sistemik sorunları da ortaya çıkaran bir mekanizma olduğunu ve adil yargılanma standartlarının iyileştirilmesi için idari ve yargısal mercilerin acil adımlar atması gerektiğini ortaya koymaktadır.