TCK m. 192/4, kullanmak için uyuşturucu madde kullanan kişinin, soruşturma başlamadan önce resmi makamlara veya sağlık kuruluşlarına başvurarak tedavi olmayı istemesi halinde kendisine ceza verilmeyeceğini düzenlemektedir. Bu hükmün uygulanması, kamu görevlilerinin TCK m. 279 ve sağlık mesleği mensuplarının TCK m. 280'deki suçu bildirme yükümlülüğünü nasıl etkiler?
Normalde, bir kamu görevlisi veya sağlık mesleği mensubu, görevini yaparken bir suçun işlendiğine dair bir belirtiyle karşılaşırsa bunu yetkili makamlara bildirmekle yükümlüdür (TCK m. 279, 280). Ancak TCK m. 192/4, bu genel kurala çok önemli bir istisna getirmiştir. Fıkraya 6763 sayılı Kanun ile eklenen son cümlede, 'Bu durumda kamu görevlileri ile sağlık mesleği mensuplarının 279 uncu ve 280 inci maddeler uyarınca suçu bildirme yükümlülüğü doğmaz' denilmektedir. Bu düzenlemenin amacı, uyuşturucu madde kullanıcılarının, haklarında soruşturma açılacağı korkusuyla tedaviye başvurmaktan çekinmelerini engellemektir. Kişi, tedavi olmak amacıyla gönüllü olarak başvurduğunda, bu başvuru sırasında öğrendiği 'uyuşturucu madde kullanma' suçu (TCK m. 191) için doktorun veya diğer görevlilerin savcılığa ihbarda bulunma yükümlülüğü ortadan kalkar. Bu, ceza politikasının cezalandırmaktan çok tedavi ve rehabilitasyonu önceliklendirdiğini gösteren tipik bir örnektir.