Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuru yolunun, AİHM nezdinde Türkiye aleyhine açılan davalarda 'etkili bir iç hukuk yolu' olarak kabul edilmesinin, AİHM'nin adil yargılanma hakkı ihlali kararlarının sayısı üzerindeki etkisi nasıl olmuştur?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #88165

'Adil/Dürüst Yargılanma Hakkı' başlıklı metinde bu konu analiz edilmiştir. AYM'ye bireysel başvuru yolu, AİHM'e gitmeden önce tüketilmesi gereken etkili bir iç hukuk yolu olarak kabul edilmiştir. Bunun en önemli sonucu, AİHM'nin Türkiye aleyhine verdiği adil yargılanma hakkı ihlali kararlarının sayısında ciddi bir düşüş yaşanmasıdır. Metinde, 'İHAM'ın son yıllarda Türkiye Cumhuriyeti aleyhine yapılan başvurularda tespit ettiği adil yargılanma hakkı ihlalleri sayısında ciddi bir düşüş görülmektedir' denilmektedir. Bunun nedeni, AİHS m. 6'da korunan birçok güvencenin (makul sürede yargılanma, gerekçeli karar hakkı, silahların eşitliği vb.) AYM tarafından Anayasa'nın 36. maddesi kapsamında incelenerek karara bağlanmasıdır. AYM'nin bu ihlalleri tespit edip gidermesi, aynı şikayetlerin AİHM'e taşınmasını engellemektedir. AİHM, artık daha çok AYM'nin incelemediği (örneğin TFF Tahkim Kurulu kararları) veya AYM'nin kendisinin sebep olduğu iddia edilen ihlalleri (örneğin başvuru sürelerinin katı yorumu) incelemektedir.