Şüpheli veya sanığın, CMK m. 45'te sayılan ve tanıklıktan çekinme hakkına sahip olan bir yakını ile yaptığı telefon görüşmesi, yasal bir dinleme kararı kapsamında kayda alınırsa, bu kaydın hukuki geçerliliği nedir? Bu kayıtlar delil olarak kullanılabilir mi?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #88122

CMK m. 135/3, bu durumu özel olarak düzenlemiştir: 'Şüpheli veya sanığın tanıklıktan çekinebilecek kişilerle arasındaki iletişimi kayda alınamaz. Kayda alma gerçekleştikten sonra bu durumun anlaşılması halinde, alınan kayıtlar derhal yok edilir.' Bu hüküm, savunma hakkı ve aile mahremiyetini korumayı amaçlayan emredici bir kuraldır. Dolayısıyla, yasal bir dinleme kararı olsa dahi, şüphelinin örneğin eşi, çocuğu veya annesi gibi tanıklıktan çekinme hakkına sahip bir yakınıyla yaptığı ve suç ortaklığı içermeyen görüşmelerin kayda alınması yasaktır. Eğer konuşmanın bu niteliği sonradan anlaşılırsa, bu kayıtların derhal ve tutanakla imha edilmesi gerekir. Bu tür kayıtlar, CMK m. 217/2 uyarınca 'hukuka aykırı delil' niteliğindedir ve ceza yargılamasında hükme esas alınamazlar. İstisnası, tanıklıktan çekinme hakkı olan kişinin aynı suça iştirak ettiğine dair önceden başka delillerin bulunmasıdır. Bu durumda kişi 'tanık' değil, 'şüpheli' konumuna geçtiği için görüşmeleri dinlenebilir.