TCK m. 151'de düzenlenen mala zarar verme suçunun manevi unsuru nedir? Sanığın, katılanın fidanlarına hayvanlarının zarar verdiği bir olayda, 'uyuyor olması' savunması, suçun manevi unsurunu nasıl etkiler? (Ceza Genel Kurulu, 2017/26 K. kararı ışığında açıklayınız).
TCK m. 151'deki mala zarar verme suçu, 'kasten' işlenebilen bir suçtur. Taksirli hali kanunda düzenlenmediği için cezalandırılmaz. Suçun manevi unsurunun oluşması için failin, başkasının malına zarar verme bilinci ve iradesiyle (doğrudan veya olası kastla) hareket etmesi gerekir. Metinde yer alan Ceza Genel Kurulu'nun 2017/26 K. sayılı kararında bu konu tartışılmıştır. Sanığın, hayvanların fidanlara zarar verdiği sırada uyuyor olması ve katılanın da fidanların etrafında bir koruma tedbiri almamış olması gibi olgular bir arada değerlendirildiğinde, sanığın fidanlara zarar verme yönünde bir kastının (doğrudan veya olası) bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Sanığın eylemi, 'gözetimi altında bulunan hayvanlar üzerindeki dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı hareket etme' olarak nitelendirilmiş, bu da 'taksir' anlamına gelmektedir. Mala zarar verme suçunun taksirle işlenmesi mümkün olmadığından, kastın yokluğu nedeniyle suçun manevi unsuru oluşmamış ve beraat kararı verilmesi gerektiği kabul edilmiştir.