Zimmet suçunun bir 'özgü suç' olması, iştirak (TCK m. 37-41) hükümlerinin uygulanmasında ne gibi özellikler arz eder? Kamu görevlisi olmayan bir kişinin zimmet suçuna 'azmettiren' olarak katılması durumunda hukuki sorumluluğu ne olur?
Zimmet suçunun özgü suç olması, yani sadece kamu görevlileri tarafından işlenebilmesi, iştirak açısından özel bir durum yaratır. TCK m. 40/2 uyarınca, 'Özgü suçlarda, ancak özel faillik niteliğini taşıyan kişi fail olabilir. Bu suçların işlenişine iştirak eden diğer kişiler ise azmettiren veya yardım eden olarak sorumlu tutulur.' Bu nedenle, kamu görevlisi olmayan bir kişi, zimmet suçuna ancak azmettiren (TCK m. 38) veya yardım eden (TCK m. 39) olarak iştirak edebilir; müşterek fail (TCK m. 37) olamaz. Metinde bu durum, 'kamu görevlisi olmayan ancak zimmet suçuna katılan failler yalnızca azmettiren veya yardım eden sıfatlarıyla suça iştirak edebilirler' şeklinde açıklanmıştır. Azmettiren kişi, kamu görevlisini bu suçu işlemeye teşvik ettiğinde, TCK m. 38 uyarınca işlenen suçun cezası ile cezalandırılır. Yani, kamu görevlisi olmayan azmettiren, zimmet suçunun faili olan kamu görevlisi gibi aynı cezai yaptırımla karşı karşıya kalır. Ancak bunun için azmettirenin, failin kamu görevlisi olduğunu ve suçun unsurlarını bilerek ve isteyerek hareket etmesi gerekir.