Yargıtay, bir sanığın, suça konu silahları taşıması dışında ticaretini yaptığına ilişkin 'her türlü kuşkudan uzak, kesin ve inandırıcı kanıt bulunmadığı' durumlarda, eylemi 6136 SK m.12 (ticaret) yerine m.13 (taşıma) olarak nitelendirmektedir. Bu yaklaşımın temelinde hangi evrensel ceza hukuku ilkesi yatmaktadır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #87659

Bu yaklaşımın temelinde 'şüpheden sanık yararlanır' (in dubio pro reo) evrensel ceza hukuku ilkesi yatmaktadır. Silah ticareti suçu (m.12), kişisel kullanım amaçlı taşımaya (m.13) göre çok daha ağır cezai yaptırımlar öngören, daha özel ve nitelikli bir suçtur. Bir sanığın eyleminin bu ağır suç kapsamında değerlendirilebilmesi için, failin 'ticaret yapma' veya 'yayma' özel kastının şüpheye yer bırakmayacak şekilde ispatlanması gerekir. Eğer dosyada, sanığın bu özel kastla hareket ettiğine dair yeterli, kesin ve inandırıcı delil yoksa, yani sanığın amacının ticaret mi yoksa sadece kişisel amaçlı taşıma mı olduğu konusunda bir şüphe varsa, bu şüphe sanık lehine yorumlanır. Bu durumda, daha az cezayı gerektiren ve ispatı daha kolay olan 'ruhsatsız silah taşıma' (m.13) suçundan hüküm kurulması, 'şüpheden sanık yararlanır' ilkesinin bir gereğidir. (Yargıtay 8. CD - Karar: 2012/27514). (dosya_silah_kacakciligi.html)