İletişimin denetlenmesi sırasında, katalog suçlar arasında yer almayan bir suça ilişkin tesadüfen delil elde edildiğinde, bu hukuka aykırı delil dosyadan fiziken çıkarılmalı mıdır, yoksa dosyada kalıp sadece hükme esas alınmaması mı gerekir? Bu durumun pratikteki önemi nedir?
Hukuka aykırı delillerin, özellikle de kişilerin özel hayatına ve haberleşme gizliliğine ağır bir müdahale olan dinleme kayıtlarının, dosyadan fiziken çıkarılması (imha edilmesi veya iade edilmesi) en doğru ve temel hakları en iyi koruyan yaklaşımdır. Ancak uygulamada, bu delillerin dosyada bırakılıp, gerekçeli kararda 'bu delillerin hukuka aykırı olduğu ve hükme esas alınmadığı' belirtilerek karar verildiği de görülmektedir. Bu delillerin dosyada kalmasının pratikteki en büyük riski, hakimin veya kanun yolu incelemesi yapacak mahkemenin, bu delillerden psikolojik olarak etkilenme ve kanaatini oluştururken bu delilleri zımnen de olsa dikkate alma ihtimalidir. 'Şüpheden sanık yararlanır' ilkesinin tam olarak uygulanabilmesi ve adil bir yargılama yapılabilmesi için, hukuka aykırı delillerin yargılama ortamından tamamen uzaklaştırılması, yani fiziken çıkarılması gerekir. (Bu soru, metindeki hukuka aykırı delil tartışmasını daha ileri bir pratik soruna taşımaktadır.)