Mirasın hükmen reddi (TMK m.605/2), bir defi midir yoksa bir itiraz mıdır? Bu ayrımın, mahkemenin bu durumu re'sen dikkate alıp almaması açısından sonucu nedir?
Mirasın hükmen reddi, teknik olarak bir 'itiraz' niteliğindedir. Hukukta 'itirazlar', bir hakkın doğumunu en başından engelleyen veya onu sona erdiren olgulardır ve mahkeme tarafından davanın her aşamasında re'sen (kendiliğinden) dikkate alınması gerekir. 'Defiler' ise, borçluya borcunu yerine getirmekten kaçınma hakkı veren, ancak davalı tarafından ileri sürülmedikçe mahkemenin kendiliğinden dikkate alamayacağı savunma vasıtalarıdır (örneğin, zamanaşımı defi). Mirasın hükmen reddi, miras bırakanın ölümü anında terekenin borca batık olması nedeniyle mirasçılık sıfatının ve borçlardan sorumluluğun kanun gereği doğmadığı varsayımına dayanır. Bu, hakkın esasına ilişkin bir durum olduğu için bir itirazdır. Dolayısıyla, tereke alacaklılarının açtığı bir davada, davalı mirasçı bu durumu ileri sürmese bile, dosyadaki delillerden terekenin borca batık olduğu anlaşılıyorsa, mahkemenin bu durumu re'sen göz önüne alarak davayı bu nedenle reddetmesi gerekir. (Bu soru, metindeki bilgilerin hukuki nitelendirmesini ve sonuçlarını analiz etmeyi gerektirir.)