Bir kişinin, kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirip (TCK m.136), bu verileri bir başkasına ifşa etmesi ve aynı zamanda bu ifşa ile o kişiye şantaj (TCK m.107) yapması durumunda, faile her iki suçtan ayrı ayrı mı ceza verilir, yoksa fikri içtima (TCK m.44) mı uygulanır? Bu durumu suçların içtimaı kuralları açısından tartışınız.
Bu durumda faile her iki suçtan, yani hem kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme/ele geçirme (TCK m.136) hem de şantaj (TCK m.107) suçundan ayrı ayrı ceza verilir. Burada 'gerçek içtima' kuralları uygulanır. Fikri içtima (TCK m.44), tek bir fiil ile birden fazla farklı suçun işlenmesi halinde, en ağır cezayı gerektiren suçtan ceza verilmesini öngörür. Ancak olayda iki ayrı fiil vardır: 1) Kişisel verilerin hukuka aykırı olarak ele geçirilmesi ve ifşa edilmesi. 2) Bu veriler kullanılarak, bir hakkı veya yükümlülüğü kötüye kullanma tehdidiyle menfaat temin etmeye çalışma (şantaj). Failin her eylemi ayrı bir suçu oluşturduğundan ve bir suç diğerinin unsuru veya nitelikli hali olmadığından, her bir suç için ayrı ayrı cezalandırılması gerekir. Kişisel verileri ele geçirme, şantaj suçunun zorunlu bir unsuru değildir; şantaj başka yollarla da işlenebilir. Bu nedenle gerçek içtima hükümleri uygulanır. (Bu soru, verilen metinlerdeki suç tiplerinin birleştirilerek analitik düşünme becerisini ölçmeyi amaçlamaktadır.)