Bir soruşturmada 'hukuka aykırı' olarak nitelendirilen bir delilin, başka bir idari veya hukuki süreçte (örneğin, disiplin soruşturması veya boşanma davası) kullanılması mümkün müdür?
Bu konu tartışmalıdır, ancak genel eğilim, ceza muhakemesi için hukuka aykırı sayılan bir delilin, başka hukuki süreçlerde de kullanılamayacağı yönündedir. Çünkü Anayasa m. 38/6'daki 'delil olarak kabul edilemez' ifadesi genel bir yasak getirmektedir. Temel hak ve özgürlüklerin ihlaliyle elde edilmiş bir delilin (örneğin, özel hayatın gizliliğini ihlal eden bir kayıt), sadece ceza yargılamasında değil, kişinin aleyhine sonuç doğurabilecek hiçbir kamusal işlemde kullanılmaması, 'hukuk devleti' ilkesinin bir gereğidir. Ancak Yargıtay Hukuk Dairelerinin, özellikle boşanma davalarında, bu kuralı daha esnek yorumladığı ve bazı durumlarda bu tür delillere itibar ettiği kararları da mevcuttur. Bu, farklı hukuk disiplinleri arasındaki bir gerilim alanıdır.