Bir hakim, HMK m. 43/1 uyarınca reddi talebinin kabul edilmemesine ilişkin merci kararına karşı istinaf yoluna başvurulabileceğini öngören hükümden hareketle, esas hüküm bakımından istinaf yolu kapalı olan (kesin olan) bir davada, hakimin reddi talebinin reddine ilişkin ara kararın istinaf edilebileceğine karar vermiştir. Bu karar usulen doğru mudur?
Hayır, bu karar usulen doğru değildir. HMK m. 43/2, bu durumu özel olarak düzenlemiştir. Bu maddeye göre, 'Esas hüküm bakımından istinaf yolu kapalı bulunan dava ve işlerde, hâkimin reddi talebiyle ilgili merci kararları kesindir.' Dolayısıyla, hakimin reddi talebine ilişkin bir ara kararın tek başına kanun yoluna götürülüp götürülemeyeceği, davanın esası hakkındaki nihai kararın kanun yoluna tabi olup olmadığına bağlıdır. Eğer asıl dava, parasal sınır veya niteliği itibarıyla kesin ise, bu dava içinde verilen hakimin reddi talebinin reddine ilişkin ara kararlar da kesindir ve bunlara karşı tek başına istinaf yoluna başvurulamaz. Bu kural, yargılamanın gereksiz yere uzamasını önlemek ve usul ekonomisini sağlamak amacıyla konulmuştur. Hakimin reddi talebi, ancak esas hükümle birlikte, eğer esas hüküm istinafa tabi ise, istinaf mahkemesinde ileri sürülebilir. Bu nedenle, hakimin kararı HMK m. 43/2'ye aykırıdır.