Bir sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) kararı, 657 sayılı DMK m. 125/E-g ('memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak') uyarınca tesis edilen memuriyetten çıkarma işlemine karşı açılan bir iptal davasında nasıl değerlendirilmelidir? İdare Mahkemesi, HAGB kararına rağmen fiilin 'yüz kızartıcı ve utanç verici' olup olmadığını bağımsız olarak inceleyebilir mi?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #86626

Evet, İdare Mahkemesi fiilin niteliğini bağımsız olarak inceleyebilir ve incelemelidir. HAGB kararı, ceza hukuku anlamında bir mahkumiyet değildir ve sanık hakkında hukuki bir sonuç doğurmaz. Bu nedenle, idarenin sırf HAGB kararına dayanarak memuriyetten çıkarma işlemi tesis etmesi hukuka aykırıdır. Ancak, idarenin dayanağı HAGB kararı değil de, 657 sayılı Kanun'un 125/E-g maddesi ise, durum değişir. Bu durumda idare, ceza yargılamasına konu olan fiilin kendisini, disiplin hukuku açısından 'memurluk sıfatıyla bağdaşmayacak, yüz kızartıcı ve utanç verici' olup olmadığı yönünden bağımsız olarak değerlendirir. İptal davasında İdare Mahkemesi de aynı değerlendirmeyi yapar. Mahkeme, HAGB kararının varlığına takılıp kalmaz; ceza dosyasındaki delilleri, olayın oluş şeklini ve fiilin niteliğini dikkate alarak, bu fiilin DMK m. 125/E-g kapsamına girip girmediğini denetler. Danıştay 16. Dairesi'nin 2015/1941 K. ve Danıştay 12. Dairesi'nin 2012/3553 K. sayılı kararları, bu yaklaşımı doğrulamaktadır. Yani HAGB kararı, disiplin cezası verilmesine engel olmadığı gibi, fiilin disiplin suçu oluşturup oluşturmadığının idari yargıda ayrıca ve bağımsız olarak incelenmesini de gerektirir.