Rüşvet alma suçundan (TCK m. 252) yargılanan bir kamu görevlisi, suçu işlediğini ikrar etmiş ancak aldığı parayı resmi makamlarca öğrenilmeden önce iade etmeye hazır olduğunu beyan etmiştir. Bu durum TCK m. 254'teki etkin pişmanlık kapsamında mıdır? Rüşvet suçunda etkin pişmanlığın temel şartı olan 'aynen teslim'in, rüşvet konusu paranın harcanması durumunda 'değerini teslim' şeklinde uygulanıp uygulanamayacağını tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #86624

Bu durum, rüşvet suçundaki etkin pişmanlık kapsamında değildir. TCK m. 254/1, rüşvet alan kamu görevlisinin etkin pişmanlıktan yararlanabilmesi için, 'durum resmi makamlarca öğrenilmeden önce, rüşvet konusu şeyi soruşturmaya yetkili makamlara aynen teslim etmesi' şartını aramaktadır. 'Aynen teslim', rüşvet konusu şeyin niteliği değiştirilmeden, olduğu gibi iade edilmesidir. Kanun metni, 'değerini teslim' veya 'zararı giderme' gibi bir seçenek sunmamaktadır. Bu, diğer bazı suçlardaki (örneğin, hırsızlık, zimmet) etkin pişmanlık düzenlemelerinden farklı, daha katı bir yaklaşımdır. Dolayısıyla, rüşvet konusu para harcanmışsa, artık 'aynen teslim' imkanı ortadan kalktığı için, failin sonradan paranın değerini ödemeyi teklif etmesi etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması için yeterli değildir. Bu durum, kanun koyucunun rüşvetle mücadelede daha sert bir tutum benimsediğini ve suça konu menfaatin failin elinden tamamen ve olduğu gibi alınmasını amaçladığını göstermektedir. Failin bu yöndeki beyanları, ancak cezanın bireyselleştirilmesinde TCK m. 62 (takdiri indirim) kapsamında bir pişmanlık göstergesi olarak değerlendirilebilir, ancak cezayı ortadan kaldırmaz.