Bir polis memuru, amirinden aldığı sözlü emir üzerine, CMK'da öngörülen bir arama kararı olmaksızın bir eve girerek arama yapmış ve suç delili elde etmiştir. Bu delilin hukuki geçerliliği nedir? Polis memurunun 'amirin emrini yerine getirme' (TCK m. 24/2) mazeretine dayanması mümkün müdür?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #86623

Bu şekilde elde edilen delil, hukuka aykırıdır ve CMK m. 217/2 uyarınca hükme esas alınamaz. Anayasa m. 21 ve CMK m. 119 uyarınca konutta arama, kural olarak hakim kararıyla, gecikmesinde sakınca bulunan hallerde ise C. savcısının yazılı emriyle yapılabilir. Bu usullere uyulmadan yapılan arama hukuka aykırıdır ve bu yolla elde edilen deliller 'zehirli ağacın meyvesi' doktrini gereğince kullanılamaz. Polis memurunun 'amirin emrini yerine getirme' mazeretine dayanması da mümkün değildir. TCK m. 24/2, hukuka uygun bir emrin yerine getirilmesini bir hukuka uygunluk nedeni olarak düzenler. Ancak TCK m. 24/3'e göre, 'Konusu suç teşkil eden emir, hiçbir surette yerine getirilemez. Aksi takdirde yerine getiren ile emri veren sorumlu olur.' Usulsüz arama, TCK m. 120'de tanımlanan 'haksız arama' suçunu oluşturduğundan, amirin emrinin konusu suç teşkil etmektedir. Bu nedenle, polis memuru bu emri yerine getirmekle hem kendisi suç işlemiş olur hem de elde ettiği delilin hukuka aykırı hale gelmesine neden olur. Dolayısıyla, bu mazeret ceza sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.