Bir ceza davasında zabıt katibinin, CMK m. 22 uyarınca hakimin davaya bakamayacağı hallerden birine (örneğin, sanığın yakını olması) tabi olduğu anlaşılmıştır. Zabıt katibinin reddi veya çekinmesi usulü nasıl işler? Karar verecek merci kimdir ve bu durumun yargılamanın geçerliliğine etkisi nedir?
CMK m. 32 ve HMK m. 45 uyarınca, hakimler hakkındaki ret ve çekinme sebepleri zabıt katipleri için de kıyasen uygulanır. Eğer bir zabıt katibinin yasaklılık veya tarafsızlığını şüpheye düşüren bir hali varsa, taraflar katibin reddini isteyebilir veya katip kendisi çekilebilir. Bu durumda karar verecek merci, katibin 'yanında çalıştığı mahkeme başkanı veya hakim'dir. Eğer ret istemi, hakim ile zabıt katibine karşı birlikte yapılmışsa, bu istemi inceleyecek merci, hakimin reddi istemini incelemeye yetkili olan mercidir (CMK m. 27). Zabıt katibinin yasaklı olmasına rağmen duruşmalara katılmaya devam etmesi, CMK'da mutlak bir bozma nedeni olarak sayılmamıştır. Ancak bu durum, yargılamanın sıhhatini ve özellikle duruşma tutanaklarının güvenilirliğini zedeleyebileceği için 'nispi bir bozma nedeni' olarak değerlendirilebilir. Eğer tarafsızlığını ihlal eden katibin tuttuğu tutanakların, yargılamanın sonucunu etkileyecek derecede hatalı veya eksik olduğu ispatlanırsa, bu durum adil yargılanma hakkının ihlali olarak görülebilir ve hükmün bozulmasına neden olabilir. Uygulamada, bu durum fark edildiğinde derhal katibin değiştirilmesi ve durumun tutanağa geçirilmesi esastır.