5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu m. 13'e göre, kaçak eşya taşımasında kullanılan bir aracın müsaderesi için aranan 'kaçak eşyanın, taşıma aracı yüküne göre miktar veya hacim bakımından ağırlıklı bölümünü oluşturması' şartını yorumlayınız. Çok değerli ancak hacimce küçük bir kaçak eşyanın (örneğin, elmas) büyük bir tır ile taşınması durumunda bu şart gerçekleşmiş sayılır mı?
Hayır, bu şart gerçekleşmiş sayılmaz. 5607 sayılı Kanun m. 13'teki bu şart, müsadere kararında bir orantılılık denetimi yapılmasını amaçlamaktadır. Şartın lafzı, 'miktar veya hacim' olarak iki objektif kritere dayanmaktadır. 'Ağırlıklı bölüm' ifadesi, tırın toplam taşıma kapasitesine veya içerisindeki toplam yükün hacmine/miktarına oranla kaçak eşyanın kapladığı yerin/ağırlığın belirgin bir çoğunluk oluşturması gerektiğini ifade eder. Kaçak eşyanın 'ekonomik değeri' bu kriterler arasında sayılmamıştır. Dolayısıyla, çok değerli de olsa, bir tırın içinde hacim ve miktar olarak önemsiz bir yer kaplayan elmas gibi bir kaçak eşya taşınması, bu bent kapsamında 'ağırlıklı bölüm' şartını karşılamaz. Kanun koyucu, aracın esasen kaçakçılık amacıyla kullanılıp kullanılmadığını bu objektif kriterle tespit etmeyi amaçlamıştır. Aracın asıl amacı yasal bir yükü taşımak iken, araya gizlenmiş küçük bir paket, aracın müsaderesi için yeterli görülmemiştir. Ancak, eğer bu elmaslar, kanunun diğer bir şartı olan 'özel olarak hazırlanmış gizli tertibat' (zula) içinde taşınıyorsa, o zaman araç müsadere edilebilir. Aksi halde, sırf 'ağırlıklı bölüm' şartına dayanılarak müsadere kararı verilemez.