Bir kamu ihalesinde, ihaleye katılmak isteyen firmalar aralarında anlaşarak, tekliflerini ihalenin belirli bir firmada kalmasını sağlayacak şekilde ayarlamışlardır. Ancak, ihale komisyonu bu durumu fark ederek veya başka bir nedenle ihaleyi iptal etmiştir. Bu durumda, anlaşma yapan firma yetkilileri hakkında TCK m. 235 kapsamındaki 'ihaleye fesat karıştırma' suçu tamamlanmış mıdır, yoksa teşebbüs aşamasında mı kalmıştır?
Bu durumda suç tamamlanmıştır. TCK m. 235/2-d, 'İhaleye katılmak isteyen veya katılan kişilerin ihale şartlarını ve özellikle fiyatı etkilemek için aralarında açık veya gizli anlaşma yapmaları' fiilini suç olarak tanımlamıştır. Bu, bir 'sırf hareket' suçudur. Yani suçun tamamlanması için, yapılan anlaşmanın ihale sonucunu fiilen etkilemesi veya bir zarar doğurması şart değildir. Kanun, tehlikeyi önlemek amacıyla, ihalenin dürüstlüğünü ve rekabet ortamını bozmaya yönelik 'anlaşma yapma' eyleminin kendisini cezalandırmaktadır. Dolayısıyla, firmalar arasında ihale şartlarını veya fiyatı etkilemeye yönelik bir anlaşma yapıldığı anda suç tamamlanmış olur. İhalenin daha sonra iptal edilmesi, anlaşmanın amacına ulaşamamış olması veya bir kamu zararı doğmaması, suçun oluşumunu etkilemez. Bu durumlar en fazla cezanın bireyselleştirilmesinde (TCK m. 61) veya TCK m. 235/3-b'deki 'zarar doğmaması' halindeki indirimde dikkate alınabilir. Yargıtay 5. Ceza Dairesi'nin 2019/1173 E., 2023/410 K. sayılı kararında da anlaşma yapılmasıyla suçun tamamlandığı, teşebbüs hükümlerinin uygulanamayacağı belirtilmiştir.