İcra dairesi tarafından satılan bir taşınmazdan elde edilen paranın, alacaklılar arasındaki sıra cetveli davası nedeniyle uzun süre nemalandırılmaması sonucu ortaya çıkan mülkiyet hakkı ihlalinde, devletin sorumluluğu 'negatif yükümlülük' mü yoksa 'pozitif yükümlülük' ihlali midir? Anayasa Mahkemesi'nin Fatma Yıldırım kararındaki ayrımı açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #86618

Bu durum, devletin 'pozitif yükümlülük'lerinin ihlalidir. Anayasa Mahkemesi'nin Fatma Yıldırım (B. No: 2014/6577) kararında bu ayrım net bir şekilde yapılmıştır. Devletin 'negatif yükümlülüğü', mülkiyet hakkına keyfi olarak müdahale etmemesini ifade eder. 'Pozitif yükümlülüğü' ise, mülkiyet hakkını üçüncü kişilerin müdahalelerine ve diğer risklere (örneğin enflasyon karşısında değer kaybı) karşı korumak için gerekli tedbirleri almasıdır. Somut olayda, devlet (icra dairesi aracılığıyla) mülke doğrudan el koymamakta, aksine alacaklının hakkını tahsil etmek için bir mekanizma işletmektedir. Ancak bu mekanizmayı işletirken, kendi kontrolü altındaki paranın ekonomik değerini koruyucu tedbirleri almamaktadır. AYM'ye göre, cebri icra sürecinin uzaması halinde, devletin hakimiyeti altındaki mal ve hakların ekonomik değerini koruyucu ve idareye aşırı bir külfet yüklemeyecek tedbirleri almaması, koruma yükümünün ihlalidir. İhale bedelini vadeli bir hesaba yatırmak gibi basit bir tedbirin alınmaması, devletin mülkiyeti koruma yönündeki pozitif yükümlülüğünü yerine getirmediği anlamına gelir ve bu nedenle mülkiyet hakkı ihlal edilmiş olur.