657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 78. maddesi uyarınca, bilgilerini artırmak üzere yurtdışına gönderilecek bir memurdan, 'Yetiştirilmek Amacıyla Yurtdışına Gönderilecek Devlet Memurları Hakkında Yönetmelik' uyarınca 'yüklenme senedi ile muteber imzalı müteselsil kefalet senedi' alınmaktadır. Bu senedin hukuki niteliği nedir? Bu senetten kaynaklanan bir uyuşmazlığın çözümünde görevli yargı kolu hangisidir ve bu konudaki Uyuşmazlık Mahkemesi kararlarının temel gerekçesi nedir?
Bu senedin hukuki niteliği, özel hukuk alanında tesis edilmiş bir taahhüt ve kefalet sözleşmesidir. Dolayısıyla, bu senetten kaynaklanan uyuşmazlıkların çözümünde görevli yargı kolu adli yargıdır. Danıştay 8. Dairesi'nin E: 2019/6544, K: 2021/7103 sayılı kararında da atıf yapılan Uyuşmazlık Mahkemesi'nin 09/04/2012 tarihli E:2012/6, K:2012/66 sayılı kararı bu konuda belirleyicidir. Kararın temel gerekçesi şudur: Her ne kadar memurun yurtdışına gönderilmesi bir idari işlem olsa da, kendisinden ve kefillerinden alınan 'yüklenme senedi' tek taraflı bir taahhüt niteliğindedir. Bu senet, idare ile memur arasında bir idari sözleşme ilişkisi kurmaz; aksine, Borçlar Kanunu hükümlerine tabi bir alacak-borç ilişkisi ve kefalet ilişkisi doğurur. Memurun taahhüdünü ihlal etmesi durumunda idarenin alacaklı sıfatıyla başvuracağı yol, idari işlem tesis etmek değil, özel hukuk hükümlerine göre adli yargıda alacak davası açmaktır. Bu nedenle, senedin iptali veya senetten doğan borca ilişkin uyuşmazlıklar idari yargının değil, adli yargının görev alanına girer.