Kamu görevlisi olmayan bir kişi, suçta kullanılan bir malı, suç işlendikten sonra ancak mal henüz müsadere edilmeden iyi niyetle satın almıştır. Bu durumda malın müsaderesi mümkün müdür? 'İyi niyetli üçüncü kişi' korumasının zamansal sınırını tartışınız.
TCK m. 54, eşyanın 'iyi niyetli üçüncü kişilere ait olmaması' koşulunu arar. Buradaki kritik soru, iyi niyetin hangi ana göre değerlendirileceğidir. Kural olarak, iyi niyet, malın iktisap edildiği (edinildiği) andaki duruma göre belirlenir. Eğer üçüncü kişi, malı satın aldığı sırada, onun bir suçta kullanıldığını veya suçtan elde edildiğini bilmiyor ve bilebilecek durumda değilse, iyi niyetli kabul edilir ve Medeni Kanun'un zilyetlikle mülkiyet kazanımına ilişkin hükümleri çerçevesinde mülkiyet hakkı korunur. Bu durumda, mal sonradan müsadere edilemez. Devletin, bu durumda, malı elden çıkaran sanıktan TCK m. 54/2 uyarınca 'eş değer müsadere' yani malın değeri kadar paranın müsaderesini talep etme hakkı saklıdır. Dolayısıyla, üçüncü kişinin iyi niyeti, iktisap anında mevcutsa, sonradan malın suçla bağlantısının ortaya çıkması onun mülkiyet hakkını etkilemez ve müsadereyi engeller. İyi niyet korumasının zamansal sınırı, mülkiyetin kazanıldığı andır.