Bir ceza davasında, kolluk tarafından hazırlanan ve içeriği somut delillerle desteklenmeyen bir 'istihbari bilgi raporu' tek başına mahkumiyet hükmüne esas alınabilir mi? Bu tür bir raporun delil niteliğini, 'delil başlangıcı' kavramını ve CMK m. 217 ile olan ilişkisini açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #86598

Hayır, tek başına mahkumiyet hükmüne esas alınamaz. Ceza muhakemesinde hukuka uygun her şey delil olabilir ancak 'istihbari bilgi raporu', niteliği itibarıyla tek taraflı, dolaylı, gizli ve doğruluğu teyit edilmemiş bir bilgidir. Bu nedenle, Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarında da belirtildiği gibi, istihbari bilgi en fazla bir 'delil başlangıcı' olarak kabul edilebilir. Delil başlangıcı, soruşturmayı başlatmak için yeterli bir şüphe kaynağı olabilir ancak hüküm kurmak için yeterli bir kanıt değildir. Bu bilginin delil değeri kazanabilmesi için mutlaka yan delillerle, yani somut, objektif ve duruşmada tartışılmış kanıtlarla (tanık beyanları, fiziki takip tutanakları, teknik deliller, ikrar vb.) desteklenmesi gerekir. CMK m. 217/1, 'Hakim, kararını ancak duruşmaya getirilmiş ve huzurunda tartışılmış delillere dayandırabilir.' hükmünü amirdir. İstihbari bilgi, soyut ve tartışmaya elverişsiz niteliği nedeniyle bu koşulu tek başına sağlamaz. Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 2018/3918 E., 2019/2665 K. sayılı kararında da istihbari nitelikteki bir yazının tek başına hükme esas alınamayacağı açıkça belirtilmiştir. Bu nedenle, somut delillerle desteklenmeyen istihbari bilgiye dayalı bir mahkumiyet kararı hukuka aykırı olur.