Bir suçun işlenmesinde kullanılan ve değeri yüksek bir tır, iyi niyetli üçüncü bir kişiye aittir. Tırın sahibi, aracının kaçakçılık suçunda kullanılacağından haberdar değildir. Bu durumda tırın müsaderesi mümkün müdür? 'İyi niyetli üçüncü kişi' kavramının ceza hukukundaki anlamını ve bu durumun Anayasal dayanağını açıklayınız.
Hayır, bu durumda tırın müsaderesi mümkün değildir. TCK m. 54/1, eşya müsaderesinin ancak eşyanın 'iyi niyetli üçüncü kişilere ait olmaması' koşuluyla mümkün olduğunu belirtir. Ceza hukukundaki 'iyi niyet', Medeni Hukuk'taki anlamından farklı olarak, malikin 'suç eşyasının suçta kullanılacağı konusunda bilgisi ve rızasının olmaması' şeklinde anlaşılmalıdır. Eğer malik, malının bir suçta kullanıldığını bilmiyor ve bu duruma iştirak etmiyorsa, iyi niyetli kabul edilir ve mülkiyet hakkı korunur. Soruya konu olayda, tır sahibi kaçakçılık fiilinden haberdar olmadığı için iyi niyetlidir ve bu nedenle aracının müsaderesine karar verilemez. Bu kuralın Anayasal dayanağı, Anayasa'nın 35. maddesiyle güvence altına alınan mülkiyet hakkı ve Anayasa'nın 38. maddesindeki cezaların şahsiliği ilkesidir. Bir kişinin, başkasının işlediği bir suç nedeniyle mülkiyet hakkından yoksun bırakılması, bu temel ilkelere aykırı olurdu. Bu nedenle kanun, iyi niyetli üçüncü kişinin mülkiyet hakkını koruma altına almıştır.