TCK m. 54/3'te düzenlenen 'orantılılık ilkesi'nin eşya müsaderesindeki rolü nedir? İşlenen suçun önem ve değeri ile suçta kullanılan eşyanın değeri arasında bariz bir orantısızlık olması durumunda mahkemenin nasıl bir karar vermesi beklenir? Bir örnekle açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #86594

TCK m. 54/3, 'Suçta kullanılan eşyanın müsaderesinin, işlenen suça nazaran daha ağır sonuçlar doğuracağı ve bu nedenle hakkaniyete aykırı olacağı anlaşıldığında, müsaderesine hükmolunmayabilir.' hükmünü amirdir. Bu, müsaderede 'orantılılık ilkesi'nin uygulanmasıdır. Bu ilke, güvenlik tedbirinin, işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olmasını gerektirir. Mahkeme, müsadere kararı verirken, işlenen suçun yarattığı haksızlık ile müsaderenin malik üzerinde yaratacağı sonuç arasında makul bir denge kurmak zorundadır. Eğer bu denge bariz bir şekilde bozuluyorsa, yani müsadere hakkaniyete aykırı derecede ağır bir sonuç doğuracaksa, hakim müsadere kararı vermekten kaçınabilir. Örneğin, değeri birkaç yüz lira olan bir malın çalınması sırasında, failin olay yerine gelmek için kullandığı ve değeri birkaç milyon lira olan lüks bir otomobilin müsaderesi, işlenen suçun ağırlığına göre orantısız ve hakkaniyete aykırı bir sonuç doğurabilir. Bu durumda hakim, TCK m. 54/3'e dayanarak aracın müsaderesine hükmetmeyebilir. Bu, hakimin takdir yetkisi dahilindedir.