Rüşvet suçunda etkin pişmanlık hükümlerinin (TCK m. 254) uygulanabilmesi için aranan 'durum resmi makamlarca öğrenilmeden önce' bildirimde bulunma şartı, idari bir soruşturmanın başlaması ancak adli soruşturmanın henüz başlamamış olması durumunda nasıl yorumlanmalıdır? Yargıtay'ın bu konudaki yaklaşımını açıklayınız.
TCK m. 254'te yer alan 'durum resmi makamlarca öğrenilmeden önce' ibaresi, suçun ve failin yetkili adli makamlar (Cumhuriyet Başsavcılığı, kolluk vb.) tarafından henüz öğrenilmemiş olmasını ifade eder. Bir kamu görevlisi hakkında sadece idari bir soruşturma (örneğin, kurum içi disiplin soruşturması) başlamış olması, durumun 'resmi makamlarca öğrenildiği' anlamına gelmez ve etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına engel değildir. Önemli olan, rüşvet suçuna ilişkin bir adli soruşturmanın başlamamış olmasıdır. Yargıtay 5. Ceza Dairesi'nin 2012/15384 E., 2014/2280 K. sayılı kararında, evrak akıbetinin sorulması üzerine başlatılan soruşturma kapsamında, 'henüz rüşvet suçuyla ilgili olarak bir adli soruşturma bulunmayan aşamada' ifade veren sanığın beyanlarıyla rüşvet suçunun ortaya çıkması halinde, TCK m. 254/2'deki etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiği belirtilmiştir. Benzer şekilde, 2015/1196 E., 2019/5038 K. sayılı kararda da, kardeşinin ihbarı sonrası yapılan 'disiplin soruşturmasındaki beyanıyla' kendisi yönünden henüz rüşvet isnadı ve adli soruşturması bulunmayan sanığın, olayı ortaya çıkarması halinde etkin pişmanlıktan yararlanması gerektiği vurgulanmıştır. Dolayısıyla, belirleyici olan adli soruşturmanın başlayıp başlamadığıdır.