6306 sayılı Kanun'un 6/A maddesi uyarınca re'sen uygulama yapılması durumunda, mülk sahibinin yeni yapılacak konut veya işyerinin niteliği ve büyüklüğü konusunda söz hakkı bulunmaması ve idarenin belirlediği bedeli ödeyememesi halinde mülkiyetini kaybetme riski, Anayasa'nın 35. maddesindeki mülkiyet hakkı güvencesiyle nasıl bağdaştırılabilir veya çelişir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #86575

6306 sayılı Kanun'un 6/A maddesi, idareye tanıdığı geniş yetkiler nedeniyle Anayasa'nın 35. maddesiyle güvence altına alınan mülkiyet hakkı ile ciddi bir gerilim içindedir. Mülkiyet hakkı, malike mülkü üzerinde dilediği gibi tasarruf etme, onu kullanma ve ondan yararlanma yetkisi verir. Kamu yararı amacıyla bu hakka müdahale edilebilir ancak bu müdahalenin ölçülü olması ve hakkın özüne dokunmaması gerekir. 6/A maddesi kapsamında; mülk sahibinin rızası olmaksızın taşınmazının Hazine adına tescil edilmesi, yerine yapılacak konutun niteliği ve büyüklüğü hakkında söz hakkının olmaması, idare tarafından tek taraflı belirlenen borcu ödeyememesi halinde mülkiyet hakkını tamamen kaybetme riski (dönüşüm öncesi değeri ödenerek), mülkiyet hakkının özüne dokunan bir müdahaledir. Devletin can ve mal güvenliğini sağlama yükümlülüğü, bireyin mülkiyet hakkını bu denli belirsiz ve güvencesiz bir sürece sokmasını meşru kılmaz. Ölçülülük ilkesi, kamu yararı ile bireyin hakkı arasında adil bir denge kurulmasını gerektirir. Mülk sahibini, ödeyemeyeceği bir borç altına sokarak ve tercih hakkı tanımayarak mülkünden etmek, bu dengeyi birey aleyhine orantısız bir şekilde bozmaktadır. Bu durum, 'mülksüzleştirme' riski taşıdığı için Anayasa'nın 35. maddesiyle açıkça çelişmektedir.