Taksirli bir suçtan (örneğin taksirle yaralama) dolayı 2 yıl hapis cezasına mahkum olan bir devlet memurunun hukuki statüsü ne olur? Bu kişinin memuriyeti sona erer mi, yoksa hakkında başka bir idari tedbir mi uygulanır? Süreci 657 sayılı Kanun hükümleri çerçevesinde açıklayınız.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu m. 48/A-5, memuriyete engel suçları sayarken taksirli suçları bu kapsamın dışında tutmuştur. Dolayısıyla, taksirli suçlardan alınan mahkumiyetin süresi ne olursa olsun, bu durum memuriyetin sona ermesi için bir neden teşkil etmez. Ancak bu, memurun görevine kesintisiz devam edeceği anlamına gelmez. Hapis cezasının infazı süresince, memur fiilen görevini yerine getiremeyecektir. Bu durumda, 657 sayılı Kanun'un 137. ve 140. maddeleri uyarınca 'görevden uzaklaştırma' tedbiri uygulanmalıdır. Görevden uzaklaştırma, ihtiyati bir tedbirdir ve memuriyetin sona ermesi anlamına gelmez. Memurun 2 yıllık hapis cezasının infazı (cezaevinde veya denetimli serbestlikte geçen süreler dahil) tamamlandıktan sonra, hakkında görevden uzaklaştırma kararını veren yetkili amirin kararıyla görevine iade edilmesi gerekir. Danıştay 12. Daire'nin 1999/1785 K. sayılı kararında da belirtildiği gibi, taksirli suçtan alınan hapis cezasının infazı aşamasında memur hakkında görevden uzaklaştırma hükümleri uygulanmalı ve infaz sonrası göreve iade edilmelidir. Göreve son verilmesi hukuka aykırıdır.