Bir devlet memuru, memuriyete engel suçlardan biri olan 'güveni kötüye kullanma' suçundan yargılanmış ve hakkında 'hükmün açıklanmasının geri bırakılması' (HAGB) kararı verilmiştir. Bu durumda idare, memuru sırf bu HAGB kararına dayanarak memuriyetten çıkarabilir mi? İdarenin bu fiili disiplin hukuku açısından değerlendirme yetkisini ve bu yetkinin sınırlarını tartışınız.
Hayır, idare sırf HAGB kararına dayanarak memuru memuriyetten çıkaramaz. Çünkü HAGB kararı, CMK m. 231 uyarınca sanık hakkında hukuki bir sonuç doğurmaz ve denetim süresi sonunda davanın düşmesiyle ortadan kalkan bir karardır. Dolayısıyla, 657 sayılı Kanun m. 48/A-5'te aranan 'mahkum olma' şartı gerçekleşmemiş sayılır. Danıştay 12. Daire'nin 2013/439 K. sayılı kararı gibi birçok kararında, HAGB kararı nedeniyle memurun görevine son verilemeyeceği açıkça belirtilmiştir. Ancak, HAGB kararı verilmiş olması, idarenin aynı fiili disiplin hukuku açısından değerlendirmesine engel değildir. İdare, ceza dosyasındaki delilleri, tanık beyanlarını ve olayın niteliğini kendi mevzuatı çerçevesinde ele alarak disiplin soruşturması yürütebilir. Eğer memurun eylemi, 657 sayılı Kanun'un 125/E-g maddesindeki 'memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak' fiilini oluşturuyorsa, idare bu disiplin hükmüne dayanarak memuriyetten çıkarma cezası verebilir. Bu durumda çıkarma işleminin sebep unsuru HAGB kararı değil, disiplin soruşturması sonucu ulaşılan kanaat ve disiplin hükmünün ihlalidir. (Bkz. Danıştay 16. Daire - K.2016/1858)