Mağdur, 15 yaşından küçük olup, soruşturmanın başında kanuni temsilcisi olan annesi şikayetçi olmadığını beyan etmiştir. Ancak daha sonra fikrini değiştirerek şikayetçi olduğunu belirtmiştir. Bu durumda 'şikayetten vazgeçmeden vazgeçmenin mümkün olmadığı' ilkesi nasıl uygulanır? Yargıtay'ın bu konudaki yaklaşımını ilgili karar ışığında açıklayınız.
Ceza muhakemesi hukukunun temel ilkelerinden biri, usulüne uygun olarak yapılan şikayetten vazgeçmeden geri dönülemeyeceği, yani 'şikayetten vazgeçmeden vazgeçmenin mümkün olmadığı'dır. Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 2014/16728 E., 2015/1677 K. sayılı kararında bu ilke açıkça ele alınmıştır. Karara konu olayda, 15 yaşından küçük mağdurun kanuni temsilcisi olan annesi, soruşturma aşamasında şikayetçi olmadığını beyan etmiştir. Bu beyan, hukuken geçerli bir 'şikayetten vazgeçme' iradesidir. Daha sonraki aşamalarda aynı kişinin tekrar şikayetçi olduğunu bildirmesi, hukuken sonuç doğurmaz. Çünkü şikayet hakkı bir kez vazgeçme ile tüketilmiş olur. Yargıtay, bu durumda kovuşturma şartı olan şikayetin gerçekleşmediğini kabul ederek, sanıklar hakkında açılan kamu davasının düşmesine karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir. Dolayısıyla, kanuni temsilcinin ilk beyanı olan vazgeçme iradesi geçerlidir ve bu iradeden dönülemez. (TCK m. 73/4)