TCK m. 134 kapsamında özel hayatın gizliliğini ihlal suçu nedeniyle yürütülen bir kovuşturmada, mağdur şikayetinden vazgeçmiştir. Ancak sanık, yargılama sonunda beraat ederek tamamen aklanacağı iddiasıyla şikayetten vazgeçmeye açıkça karşı koymuştur. Bu durumda mahkemenin nasıl bir usuli karar vermesi gerekir? Bu durumun TCK m. 73/6 ile ilişkisini açıklayınız.
TCK m. 134'te düzenlenen özel hayatın gizliliğini ihlal suçu, TCK m. 139/1 uyarınca takibi şikayete bağlı bir suçtur. Şikayetten vazgeçme, TCK m. 73/4 uyarınca kamu davasının düşmesini gerektiren bir sebeptir. Ancak TCK m. 73/6'ya göre, '...vazgeçme, onu kabul etmeyen sanığı etkilemez.' Bu hüküm uyarınca, sanık şikayetten vazgeçmeyi kabul etmezse, yargılamaya devam edilmesi ve sanık hakkında esasa ilişkin bir karar (mahkumiyet, beraat vb.) verilmesi gerekir. Yargıtay içtihatları da bu yöndedir. Mağdurun vazgeçmesi tek başına davayı düşürmeye yetmez; sanığın rızası da aranır. Sanık, lekelenmeme hakkı gereği yargılamanın sonunda beraat kararı almayı hedefleyebilir. Bu nedenle, mahkeme sanığın vazgeçmeye karşı koyması halinde davayı düşüremez, yargılamaya devam ederek delilleri değerlendirip bir hüküm kurmalıdır.