Bir kişinin, hakkında devam eden bir soruşturma veya kovuşturma bulunmamasına rağmen, görevli kamu görevlisine kimliği hakkında yalan beyanda bulunması ve bu beyana dayanarak bir resmi belge düzenlenmesi halinde, eylemi TCK m. 206'yı mı oluşturur, yoksa TCK m. 268'i mi?
Bu eylem, TCK m. 206'daki 'resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan' suçunu oluşturur. TCK m. 268'deki 'başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma' suçu, failin 'işlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek' amacını, yani öncül bir suçun varlığını arar. Eğer ortada failin işlediği ve takibinden kaçmaya çalıştığı bir suç yoksa, TCK m. 268'in bu özel amacı gerçekleşmemiş olur. Bu durumda failin eylemi, sadece bir kamu görevlisini aldatarak gerçeğe aykırı bir resmi belge düzenletmekten ibaret kalır ki bu da TCK m. 206'nın tanımına uyar. Yargıtay 16. CD, 2015/17569 K. sayılı kararında da bu ayrım yapılmış ve hakkında soruşturma/kovuşturma bulunmayan kişinin eyleminin TCK m. 206'yı oluşturacağı belirtilmiştir.